BBP Lideri Mustafa Destici’den YSK’nın Van kararına tepki

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, YSK'nın Van kararına ilişkin, "Yüksek Seçim Kurulu mazbatayı bu terör sevicisine vermişse, o zaman bunu verme gerekçelerini hukuki açısından kamuoyuyla paylaşmalı, bizleri tatmin etmelidir." dedi.

BBP Genel Başkanı Destici, basın mensupları ile iftar programında bir araya geldi. 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ni değerlendiren Destici, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), Van'da seçimi kazanan DEM Parti adayı Abdullah Zeydan'a mazbatanın verilmesinin kararlaştırması ile ilgili, "Bir yargılama süreçlerinde ceza kesinleşmediği için maalesef aday olma imkânı veriliyor. Bence burada bir düzenlemeye ihtiyaç var. Terör suçlarından yargılananlar aday olamamalı. Bunlar iyi hal kâğıdı alamamalı ve müracaat dahi edememelidir. Ceza almış ama memnu hakların iadesine başvurmuş. Ve cezasını çektikten sonra memnu haklarla ilgili süre tamamladıktan sonra adaylık hakkı kazanılıyor. Bir de bu yol var. Şimdi burada bakıyoruz. Bu terör örgütü uzantısı ki açıktan tabii bizi hayrete düşüren şu hem Cumhuriyet Halk Partisi cephesinden hem işte HÜDA PAR diyelim, TİP diyelim, ne dersek diyelim. Şimdi burada sanki demokratik bir hak elinden alınmış, sanki seçilme hak hukuken yasal anayasa olarak sahip ve mazbatası verilmemiş gibi bir hava oluşturuldu. Ve neticede bu hava başlayan bu olaylarla bugün Yüksek Seçim Kurulu'nun mazbatayı bu PKK uzantısına verilmesinin yönünde bir karar aldığını öğrendik. Bir kere şahsen bu karar bizim içimize sinmemiştir. Açıktan PKK'lı olan birisinin devlete, ülkeye, millete meydan okuyan ‘PKK sizi Türklüğüyle boğar’ diyen bir eşkıyanın Van gibi kadim ve büyük bir şehrimize belediye başkanı olmasının yolu açılmıştır. Bu bizim içimizi sızlatmıştır. Ve bu asla ve kata bizim içimize sinmemiştir. Ve biz bunu kabullenmiş değiliz.” diye konuştu.

"BU ŞARTLARDA KAYYUM ATANMASINI DOĞRU BULURUZ"

Destici, Yüksek Seçim Kurulu’nun mazbata verme gerekçelerini hukuki açısından kamuoyu ile paylaşması gerektiğini vurgulayarak, "Yüksek Seçim Kurulu mazbatayı bu terör sevicisine vermişse, o zaman bunu verme gerekçelerini hukuki açısından kamuoyuyla paylaşmalı, bizleri tatmin etmelidir. Vatandaşımıza, milletimize tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Hukuki süreç budur. Eğer seçilenler terör örgütünün onayıyla seçilmişse, listeleri terör örgütü tarafından belirlenmişse ve seçildikten sonra da terör örgütüyle irtibatlarını sürdürüyorlarsa, teröristleri ya da terör uzantılarını belediyelere dolduruyorlarsa, belediyenin imkanlarını terör örgütünün emrine sunuyorlarsa elbette ki, oralara kayyum atanır. Ve bu şartlarda kayyum atanmasını da biz doğru buluruz. Onun için ‘kayyum uygulaması sona ersin’ diyenler doğru söylemiyorlar. Devlet elbette ki tedbir alacaktır ve uygulaması, terör örgütü uzantılarıyla ilgili elbette daha öncelikli ve ivedilikli olarak işletilecektir. Ama diğer hukuksuz birtakım hadiselere karışan belediye başkanlarıyla ilgili de biliyorsunuz görevden alma, el çektirme ve kayyum uygulamaları vardır. Ve bu da devam etmelidir bize göre." dedi.

"ÖZGÜR ÖZEL NEYİ VE KİMİ SAVUNUYOR?"

Destici, sözlerini şöyle sürdürdü;

"Ben şimdi Özgür Özel'e soruyorum; PKK terörist başına güzellemeler yapan, PKK terör örgütünü açıktan savunan onun için çalışan ve ‘PKK istese sizi tükürüğüyle boğar’ diyen bir vatan düşmanına, millet düşmanına Van gibi bir şehrin büyükşehir belediye başkanlığına emanet edilir mi? Özgür Özel neyi ve kimi savunuyor ya? Yüksek Seçim Kurulu nasıl oluyor da devlete, ülkeye, millete meydan okuyan ve bir PKK'lıya nasıl oluyor da mazbata verir? Bu anlaşılabilir bir şey değil ya. Milletimiz hadiseye bir de bu boyutundan bakması gerekir. Ya biz bunlara boyun mu eğeceğiz? Asla boyun eğmeyeceğiz. Millet olarak da eğmeyeceğiz. Devlet olarak da eğmeyeceğiz. Elbette ki, hukuk için de gereğini yapacağız. Ama CHP bunlarla el ele tutuşarak, kol kola girerek koyun koyuna gezerek yerel seçimleri kazanmıştır. Şimdi niyeti, arzusu, özlemi yine bunlarla el ele kol kola genel seçimleri kazanmak için bugün açıkça terör örgütünün siyasi partisinin ve onun terörist adaylarının arkasında durmaktadır ve onları savunmaktadır. Mesele bu, meselenin özeti budur."

"KAZANANLARI TEBRİK EDİYORUZ"

Seçimlerin sağlıklı bir şekilde tamamlandığını ifade eden Destici, "Biz kazananları tebrik ediyoruz. Tabii ki Cumhur İttifakı'nın bir parçası olarak Cumhur İttifakı'nın bu seçimlerde aldığı oy ve kazandığı belediye sayısı elbette ki, bir önceki yerel seçimlere göre düşmüştür. Ve elbette ki bizleri de üzmüştür. Ama genel olarak oylara baktığımız zaman Cumhur İttifakı'nın oylarında bir düşüş vardır. Ama hala üç partinin il genel meclisi ve belediye meclisi oylarının toplamı 42-43’ler civarındadır. Ve dolayısıyla da Cumhuriyet Halk Partisi ya da Cumhuriyet Halk Partisi'nin daha önce ittifak yaptığı partilerle oylarını topladığında yine onların üzerindedir. Cumhuriyet Halk Partisi aldığı yüzde 37 oyun tamamının kendisinin olduğunu hesap ederek yoluna yürürse büyük hata yapar. Çünkü bir önceki daha bir sene bile olmayan genel seçim sonuçlarına baktığımızda oyu yüzde 8 olan DEM Partisi 4’e düşmüştür. İYİ Parti oyunun 3’te 2’sini kaybetmiş gözükmektedir. Dolayısıyla bu oylar belediye seçimlerinde özellikle büyük şehirlerde tamamen Cumhuriyet Halk Partisi'ne gitmiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin aldığı yüzde 35 oyun içerisinde hem MHP'nin hem Büyük Birlik Partisi'nin de oyu vardır. Çünkü biz sadece 4’te 1 yerde aday gösterdik. 381 büyük belediye başkanlığında aday gösterdik. Geri kalanının tamamında Cumhur İttifakı partilerinin adaylarını destekledik. Bizim oyumuzun da önemli bir kısmı Cumhur İttifakı partilerine daha çok da AK Parti'nin aldığı oy toplamıydı." ifadelerini kullandı.

‘PARTİMİZ BAŞARILI BİR SONUCA İMZA ATTI’

Destici, 2019 yerel seçimlerinde 5 ilçe ve 5 belde belediyesi kazandıklarını hatırlatarak, "Bu seçimlerde de Sivas il belediyesi. 15 ilçe, 7 belde ve 6-7 yerde de itiraz süreçleri devam etmektedir. Bunlarda sonuçlandığında Büyük Birlik Partisi 30’a yakın yerde belediye başkanlığı kazanmış olacaktır. Dolayısıyla belediye başkanlığı seçimleri açısından değerlendirdiğimizde bir önceki seçime göre ilçe sayısı olarak 3’e katlamış vaziyetteyiz. Belde sayısı olarak da 2’ye katlamış vaziyetteyiz. Ve bir de Sivas gibi büyük bir şehrin il belediye başkanlığını da kazanmış vaziyetteyiz. Bu alanda Büyük Birlik Partimiz çok başarılı diyebileceğimiz bir sonuca imza atmıştır. Büyük Birlik Partisi, bir önceki yerel seçime göre oylarını artırmıştır. Ama tabii bu bizim istediğimiz seviyede midir? Elbette istediğimiz düzeyde istediğimiz seviyede değildir. Ayrıca 60 seçim bölgesinde Büyük Birlik Partisi yüzde 30’un üzerinde oy almıştır. 102 seçim bölgesinde Büyük Birlik Partisi'nin belediye başkan adayları ilk 3’ün içerisinde yer almıştır. Elbette ki önümüzdeki günlerde bir genel istişare toplantımızla seçim sonuçlarını daha kapsamlı bir şekilde masaya yatıracağız ve değerlendireceğiz. Yine aynı şekilde Cumhur İttifakı bileşenlerimizle de özellikle AK Parti ile Cumhurbaşkanımızla, diğer yetkili arkadaşlarımıza, heyetlerimize görüşerek seçim sonuçlarını birlikte değerlendirmek arzusu içerisindeyiz." diye konuştu.

"BU YEREL SEÇİMLERDE HALKIMIZ İKTİDARA BİR UYARIDA BULUNMUŞTUR"

Seçim sonuçlarını etkileyen en önemli faktörün ekonomik gelişmeler olduğunu belirten Destici, "Biz de ilk yaptığımız değerlendirmelerde seçim sonuçlarını en çok etkileyen noktanın bu olduğu bilgisine sahibiz. Ama tek başına seçim sonuçlarını ekonomi mi değiştirmiştir ya da etkili olmuştur, hayır. Başka etkenler de vardır. Tabii ki bir yerel seçimdir. Ve bu yerel seçimlerde seçmenimiz halkımız iktidara da hükümete de bir uyarı da bulunmuştur. Ama bu şu demek değildir. Her şey bitti. Artık efendim işte iktidar gidiyor, Cumhur İttifakı kaybediyor, yeni bir başlangıç geliyor. Bu demek değildir. Çünkü yerel seçimlere kadar önümüzde 4 yıllık bir süre vardır. Ve bu süre içerisinde tamir edilmesi gereken her şey tamir edilebilir. Düzeltilmesi gereken her şey düzeltilebilir." açıklamasında bulundu.

KAYNAK: DHA